Geri Dönüş    

A.Ü. Tıp Fakültesi
Prof.Dr. Recep Akdur, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı, Halk Sağlığı
"Domuz gribi konusunda" çeşitli gazetelere verdiğim demeçler etkili oldu. Bir kısmı aşağıda görülebilir.
   

 

MİLLİYET GAZETESİ

 

Güngör Uras

Olayların  İçinden  Milliyet 27 Ekim 2009

Domuz gribi pazarlanıyor (Koyun can derdinde,kasap mal derdinde)

 

Domuz gribi korkusu var. Şu kriz döneminde belli kesimler de kamunun kaynaklarını ve halkın parasını sömürme arayışına girdi. Şimdilik 500 milyon TL’lik aşı ithal edildi. Bu aşı kampanyasının Sağlık Bakanlığı’na maliyeti şimdilik 1 milyar TL. Bakanlık bütçesinin yüzde 10’u aşı kampanyalarında harcanacak.
Dezenfekte, koruyucu maske, bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için yapılan harcamalar yepyeni ve kârlı bir pazar ortaya çıkarıyor.

Bu konuda halkın kafası karıştı. Saf ve bakir bir Anadolu çocuğu olarak benim de kafam karıştı. Ben işin tıp yönüyle değil, ekonomik yönüyle ilgileniyorum. Geliniz görünüz ki, ekonomik yönü tetikleyen de gribin tıp yönü. Dr. Sualp Tansan, “Bu konuyu en iyi Ankara Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Recep Akdur bilir” dedi.

 
Normal gripten korkun

Prof. Dr. Recep Akdur’un domuz gribi konusunda bugüne kadar yaptığı açıklamaları, yazdıklarını internetten okudum. Sonra Prof. Dr. Recep Akdur’u aradım. Ayşe Hanım Teyze’min merakını giderebilmem için bana anlattıklarını özetliyorum:

 - Doktor Bey, “Ayşe Teyze’nize söyleyiniz ki“ dedi, “Normal grip mikrobu, domuz gribi mikrobundan 7-10 kat daha öldürücüdür.” 

 - Domuz gribi, domuzdan insana bulaştığında öldürücüdür. Fakat şimdilerde ortalıkta dolaşan mikrop, insandan insana bulaşan mikroptur. Gerçek anlamda “domuz gribi  virüsü” değildir, gücü zayıftır. Günümüzde görülen domuz gribi hafif seyreden bir hastalıktır.Kuş Gribi, İspanyol Gribi mevsimsel grip gibi öldürücü değildir. 

 - Gripten korunmak için hijyen şartlarına dikkat etmek, gıdaya dikkat etmek, sağlığa dikkat etmek, vücudu güçlü tutmak önemlidir. 

 - Grip olmaları halinde büyük sarsıntı geçirecek kişiler (risk grubundakiler) normal grip aşısı olurlarsa iyi yaparlar. Bu aşı eczanelerde 18-20 TL’ye satılmaktadır. 

 - Bağışıklık sistemini güçlendirici ilaçlar konusunda da dikkatli olmak gerekir. Bunların da satışı insanlar korkutularak yapılıyor.

 - Grip mikrobu (virüsü) insan vücudu dışında 2-4 saat yaşayabilir. Bu nedenle okulları dezenfekte etmek, bir hafta kapamak gibi abartılı tedbirlerin domuz gribiyle ilgisi yoktur.

 - Okulları kapatmak gribi sona erdiremez. Önemli olan gribe yakalanan çocukların okula gönderilmemesi, okula gönderilenlerin ise sınıfa alınmamasıdır.

 Aşı zararlı olabilir

Prof. Akdur uyarıyor: “Bu gribin ölümcüllüğü artacak. Ondan dolayı aşı gerekli” diyorlar. Böyle bir şeyin olabilmesi için bilinen virüsün değişikliğe uğraması gerekir. O zaman da ithal edilen ve eski virüse göre hazırlanan aşı zaten işe yaramayacak. Domuz gribi bahanesiyle aşı pazarlaması yapılıyor. Fırsat bu fırsat, herkes halka bir şeyler satmaya çalışıyor. Bu aşılar milyonlara yapıldığında zararları, beklenen faydadan çok fazla olabilir.”

Öğrendiklerimi Ayşe Hanım Teyze’me aktardım. Başını salladı. “Her zaman olduğu gibi kurtlar piyasaya çıkmış durumda. Koyun can derdinde, kasap mal derdinde” dedi.

 

 Milliyet 5 Kasım 2009

AYŞEGÜL A. ATAKAN İstanbul MİTHAT YURDAKUL Ankara

Zararı yararından fazla
AÜ Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Recep Akdur da şöyle konuştu: Aşının getireceği yararla zarar her insan ve grup için ayrı ayrı teraziye konur. Eğer ‘43 milyon insanı aşılayacağım’ derseniz, bu büyük sakıncalar getirir. Getireceği zarar, her zaman yarardan fazladır. Ama gerçek risk grubuna aşı yaparsanız, o zaman yararı daha fazla olabilir. Aşının zararları, yan etkileri biliniyor. Sağlam kitlelere yaparsanız çok yanlış olur. Türkiye’deki aşılamada risk grubunun dışına çıkıldı.

 

Melih Aşık Pencere

Domuz aşısı  10 Ekim Cumartesi 2009


Her zaman hastalık patlar, elde aşı yoktur.. Bu defa tersi oluyor. Tükiye'de henüz domuz gribine pek rastlanmadığı halde 40 milyon doz aşı geliyor. Bakan sebebini izah ediyor:

 - 2010 domuz  gribi yılı olacak. Kitlesel ölümler olacak...

 Türkiye domuz gribi aşısına doz başına 6 Euro’dan en az 440 milyon lira ödeyecek.  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof.Recep Akdur “Bu aşının ön testlerde etkili olduğu bulunmuş. Ama henüz saha uygulaması yapılmadı” diyor...Tereddütler var. Üstelik önümüzdeki yıl domuz gribi gerçekten artacak mı, azalacak mı, bilmek mümkün değil. Bu işten büyük bir kazık yemiş olmayalım...

 

İki aşı arasında ne fark var?

AYŞEGÜL AYDOĞAN ATAKAN İstanbul -DIŞ HABERLER SERVİSİ  10 Kasım Milliyet

Risk grubuna yapılmalı

 Prof. Dr. Recep Akdur (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi): Adjuvansız aşının etkinliğinin yüzde 90’ların üzerinde olmasına karşın, adjuvanlı aşının etkinliği konusunda çok net veri yok. Ancak yüzde 70’lik bir koruyuculuktan söz ediliyor. 7 milyon kişi risk grubunda. Sağlam insanların hiçbiri, sağlık çalışanları risk grubunda değil. Gerçek risk grupları kalp, akciğer, böbrek hastaları ve astımlı çocuklarla gebelerdir. Gerçek risk gruplarına yapsalar daha yararlı olacak.

 

 

       CUMHURİYET GAZETESİ

 

Sağlık Bakanlığı sınıfta kaldı  

Cumhuriyet  29 Ekim 2009 Perşembe Sayfa 8

Sürecin iyi yönetilemediğini söyleyen uzmanlar, yaratılan tehdit ve korkunun

 insanları paniğe sürüklediğini vurguladı

 

Bu kış da geçen kış gibi geçecek diyen Prof. Dr. Recep Akdur, yetkililerin paniğe gerek olmadığını açıklaması gerektiğini ve risk grubunda yer alan şeker, kalp, kronik akciğer hastalarının hem normal grip aşısıyla hem de domuz gribi aşısıyla aşılanması gerek­tiğini belirtti. Risk grubunda olmayan normal bir yurttaşın aşı ol­masına gerek olmadığını ifade eden Akdur, "Vatandaşlarımızın korkmasına ve paniklemesine hiç gerek yok. Geçen kış nasıl geç­tiyse bu kış da öyle geçecektir" dedi.

 

MAHMUT LICALI

ANKARA - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, domuz gribi konusunda süre­cin iyi yönetilemediğini belirterek, "Yönetimin tehditleri, toplumda korku ve panik ile derin bir güven bunalımı yaratıyor" dedi. Prof. Dr. Akdur, büyük kentlerdeki okulların kapatılmasının son derece yanlış bir uygulama olduğunu da savundu.

 

Normal grip aşısı yolda

Prof. Dr. Recep Akdur, domuz gri­bi konusunda Sağlık Bakanlığı'nın uygulamalarını eleştirdi. Domuz gri-biyle ilgili sürecin iyi yönetilemediği­ni belirten Akdur, "Aşı yapılsın mı, yapılmasın mı bir kenara, en önem­li konu 43 milyon doz aşı meselesi... 43 milyon doz abartılı. Kaldı ki 3 ya da 4 ay sonra içinde domuz gri­bine karşı bağışıklık kazandıracak maddenin de olduğu normal grip aşısı gelecek" diye konuştu.

Hâlâ aynı yerdeyiz'

2007 yılında da böyle bir tartışma yaşandığını anımsatan Prof. Akdur, 2007 yılından 2010 yılma gelinmesi­ne karşın Türkiye'nin yine aynı yerde olduğunu belirtti. Domuz gribine ön­lem olarak alman 43 milyon doz aşıya yapılan harcamaların Ocak 2010 tari­hinden itibaren bir anlamının kalmayacağını ifade eden Akdur, "Sıfıra sı­fır elde var sıfır. İşin özeti bu: Boşu boşuna yapılıyor" dedi.

Okul tatili gereksiz'

Prof. Dr. Akdur, Ankara'da bir haf­ta, Türkiye genelinde 30 Ekim'de bü­tün okulların tatil edilmesinin "tama­men gereksiz" olduğunu belirtti. 3-5 vaka için büyük bir kentteki tüm okulları tatil etmenin son derece yan­lış bir uygulama olduğunu ifade eden Akdur, okulların kapatılmasının do­muz gribinin yayılmasını engelleme­sinde hiçbir yararı olmayacağını dile getirdi. Domuz gribi mikrobunun dı­şarıda en fazla 2 ile 4 saat yaşadığını belirten Akdur, "Siz akşam okulu boşalttığınız zaman ertesi gün ço­cuklar tekrar okula geldiğinde za­ten ortada virüs falan yoktur. Mik­rop ölmüştür" diye konuştu.

Tek farkı yeni çıkmış olması

Türkiye'deki virüsün gerçek domuz gribi olmadığını kaydeden Akdur, H1N1 virüsünün normal grip ailesin­den gelen bir virüs olduğunu, ama do­muz gribi olarak isimlendirildiğini ifade etti. Akdur, gerçek domuz gribi­nin domuzdan insana bulaşan bir vi­rüs olduğunu belirterek, "Diğer grip­lerden tek farkı dünyaya yeni çık­mış olması. Yeni çıktığı için de top­lumlar buna bağışık değil. Bağışık olmadığı için de yayılma hızı yük­sek gözüküyor" dedi.

 

5 Kasım 2009   Cumhuriyet Haberler, sayfa 6

Mahmut Ilcalı

Ulusal Hekim Birliği (UHB) Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, Erdoğan'ın açıklamasının aşılama kam­panyasını olumsuz etkileyeceğini söyledi. Akdur, buna karşın Başbakan'ın davranışı­nın çok yerinde ve zamanında olduğunu ifade ederek; buradan şu anlaşılıyor ki: Baş-bakan'ın danışmanları sağlık bakanlığı danışmanlarından hem bilgi, hem de akıl anla­mında daha üstün. Tartışmalar, sonuçları tartış­malı bir aşıyı özellikle risk grupları dışındaki insanlara yapmak ve risk gruplarını yanlış yorumlamak açısın­dan çok olumsuz bir mecra­da seyrediyordu. Başbakan bu mecrayı doğru yere çek­miştir" diye konuştu.

 

 

 

HÜRRİYET GAZETESİ ANKARA EKİ 6 Kasım 2009

Meltem OZGENÇ

 

Ankara Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Pıof. Dr. Recep Akduı, Novartis firmasından temin edilen ve ilk olarak sağlık personeline vurulan aşının prospektüsünde, hamilelerde kullanılması yönünde yeterli bilgi bulunmadığını belirerek, "Hatta prospektüste diyor ki, 'hamilelere yapılacaksa sorumluluk aşıyı yapan doktordadır Risk değerlendirmesini doktor yapmalıdır.' Bu nedenle hamile olanların doktora mutlaka durumlarını söylemesi gerektiği belirtiliyor" dedi.

Akdur şöyle devam etti: Kronik hastalar aşılanmalı Şu anda, asıl risk grubunda bulunan kronik hastalara (kalp, şeker, astım, bağışıklık sistemi zayıf olanlar gibi) aşı yapılması gerekirken, sağlık personeline ve hacı adaylarına yapılıyor. Sağlık Bakanlığı, bunun gerekçesini açıklarken, 'Bu hastalık herkesi kırıp geçirebilir. Sağlık hizmetinin aksamaması İçin de ilk olarak sağlık personeline yapıyoruz' demişti. Oysa dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olmadı. O nedenle aşı yapılacaksa risk grubuna yapılmalı ve risk grubuyla sınırlı kalmalıdır."