Geri Dönüş    

A.Ü. Tıp Fakültesi
Prof.Dr. Recep Akdur, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı, Halk Sağlığı

Donma tehlikesi geçirenleri doğru müdahale çok önemli

 

·                 "Donma tehlikesi geçiren kişilere doğru müdahale çok önemli"

 

·                     Cumartesi, 14 Aralık 2013

·  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Recep Akdur, donan kişilerin ılık ortamda dinlenmeye alınması, el ve ayaklarının yastıklarla beslenerek yukarı kaldırılması gerektiğini belirterek, "Bu kişiler asla aşırı sıcağa maruz bırakılmamalı, soba ve kalorifer yanına alınmamalıdır" dedi.

Akdur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bedenin ve dokuların işlevlerini sürdürebilmesi ve yaşayabilmesi için sıcaklığın 36,5-37,5 derece olması gerektiğini belirterek, 35 derecenin altına düşmesine "donma (hipotermi)" denildiğini, donmanın belli cilt bölgesi ya da tüm vücutta yaşanabileceğini söyledi.

Vücut ısısının 36,5 derecenin altına düşmesiyle ortaya çıkan ilk belirtinin titreme olduğuna işaret eden Akdur, sonraki aşamada ise şuurun bulanıklaştığını anlattı.

Isının 20 derecenin altına düşmesi durumunda yoğun donma yaşandığına dikkati çeken Akdur, şunları kaydetti:

"Kış aylarında çevre sıcaklığının aşırı düşmesiyle bedenin uygun elbiselerle korunmaması durumunda donma oluşabildiğinden sokakta kalan yaşlı ve çocuklar daha büyük risk altındadır.  Bedenin tamamının donması ya da genel donma genellikle sokakta yaşayanlarda ya da arazide çalışanlarda veya yolunu kaybedenlerde ortaya çıkar. Donma riski yaratan en önemli durum sokakta yaşama, alkol ve su veya terle ıslanmaktır. Dünyada her sene binlerce insan donarak yaşamını kaybetmektedir. Normal bir evde ve normal giysili bir insanın donmasına şahit olunmamıştır. Alkollü olmak ya da su ve terle ıslanmış olmak yetişkinlerdeki en önemli donma riski nedenidir."

"Donan kişi ılık ortama alınmalı"

"Donmuş kişiler ılık ortamda dinlenmeye alınmalı, el ve ayakları yastıklarla beslenerek yukarı kaldırılmalı" diyen Akdur, "Böylece beyne kan akımı artırılmaya çalışılır. Bu kişiler asla aşırı sıcağa maruz bırakılmamalı, soba ve kalorifer yanına alınmamalıdır. Donmuş kişinin olanaklı ise elbiseleri değiştirilmeli. Üzerindeki elbiseler ıslak ise mutlaka çıkarılarak derhal kuru giysiler giydirilmelidir" ifadesini kullandı.

Donmuş kişilere ılık içecekler verilmesinde yarar olduğunu anlatan Akdur, sıcak içeceklerin duyu yitimi ve şuur bulanıklığı nedeniyle ağız ve boğazda yanmalara yol açabileceğine işaret etti.

Akdur, derideki su keselerinin asla patlatılmaması uyarısında bulunarak, şöyle devam etti:

"Bu keselerin temiz malzemelerle üstünün örtülmesi yeterlidir. Hasta ambulansla ve çok zaman kaybetmeden hastaneye kaldırılmalıdır. Donan kişiyi kapalı yerlere taşıyıncaya dek üzerinde battaniye örtülmesi yararlı olur ancak ılık ortama bina içine aldıktan sonra battaniyelere sarıp sarmalamak doğru değildir. Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır. Vücudun donmuş bölgesine asla sıcak havlu, kumaş, su, lamba ve eşya temas ettirilmemeli kendi halinde ısınması beklenmelidir.

Donmuş kişi veya organ asla radyatör ve soba yanına yaklaştırılmamalıdır."

"Dar ayakkabı ve kalın çorap donmayı tetikler"

Akdur, aşırı soğukta kalındığında kulaklar, burun ve parmaklar gibi beden uçlarının  fark edilmeden donabileceğini aktararak, "Aşırı soğuğa maruz kalındığında kulaklar, burun ve parmaklar gibi uç bölgelerde ani duyu kayıpları olur ve kişi bu bölgelerinin donduğunu fark edemez.  Bu tür donmalar bazen organların kaybına neden olabilecek derecede yaşanabilir. Soğuk günlerde kulaklar, burun ve parmak uçlarını korumaya özel dikkat gösterilmelidir" diye konuştu.

Dar ayakkabı ve ayakkabının sıkmasına yol açan kalın çorapların kan dolaşımını engellediğinden donmayı tetiklediğini, bu nedenle kışın ve özellikle arazide kesinlikle tercih edilmemesi gerektiğini dile getiren Akdur, kalın çorap yerine üst üste ince iki çorap giyilmesinin daha yararlı olduğunu anlattı.

Akdur, ev ve iş ortamında kışın ve yazın iç hacim sıcaklığının 20-22 derecede tutulması gerektiğini, kış mevsiminde sıcaklığın bu derecelerin çok üstüne çıkarılmasını hem sağlık  hem de enerji israfı açısından doğru bulmadıklarını sözlerine ekledi.