Geri Dönüş    

A.Ü. Tıp Fakültesi
Prof.Dr. Recep Akdur, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı, Halk Sağlığı
Başkanlığını yaptığım 12. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi'nin bilimsel programı 22-24 Ekim 2008 tarihleri arasında başarı ile tamamlandı. Kongre açılışında yaptığım konuşmaya kaynaklık eden ve kongre kitabına önsöz olarak kullandığım metni aşağıya koydum
   

ÖNSÖZ

 

Cumhuriyet dönemindeki tıp kongrelerinin ilki “I. Milli Türk Tıp Kongresi” adı ile  2 Eylül 1925’de Ankara’da toplanmıştır. Atatürk, açılıştan öğlene dek kongreyi izlemiş, öğleden sonra kabine toplantısına katılmak üzere salondan ayrılmıştır. İkinci günü, yani 3 eylül 1925 tarihinde öğleden önce Çankaya’da “Birinci Millî Türk Tıp Kongresi” adına kendisini ziyaret eden kongre heyetini kabul etmiştir. Öğleden sonra ise Meclis’te Kongre’ye katılan tüm doktorlarla ayrı ayrı tanışarak  onları kabul etmiştir.

Ne mutlu bu kongreyi düzenleyenlere ne mutlu bu kongreye katılanlara! Bu kongreye katılanların kafası karışık değil, herkesin ülküsü, Atatürk’ün deyişiyle; “ulusun sağlığını  korumak ve geliştirmek, ölümleri azaltmak, nüfusu arttırmak, bulaşıcı ve salgın hastalıkları etkisiz hale getirmek, böylece ulus bireylerinin dinç ve çalışmaya yetenekli bir halde sağlıklı kişiler olarak yetiştirmektir”. Bu ülküyü onların adına ve her fırsatta Cumhurbaşkanları dillendirmiş. Bu ülkülerini gerçekleştirmekte Atatürk onların yanında ve desteğindedir.

Başta ulusal önderleri ve onun kılavuzluğundaki hükümetleri “kendine, inkılâbın ve inkılapçılığın çeşitli ve hayati vazifeler verdiği Türk vatandaşının sağlığı ve sağlamlığı, her zaman, üzerinde dikkatle durulacak milli meselemizdir” diyorlardı. Bu ülküye katkı ve katılım için, Türk hekimlerine yalnızca biraz çaba sarf etmek kalıyordu.

1976’da Antalya’da toplanan XXIV. Milli Türk Tıp Kongresi’nin bilgilerine ulaşabildim. Milli Türk Tıp Kongrelerinin en sonuncusu bu mudur bilmiyorum. Ama  artık günümüzde bu kongrelerin yapılmadığını kesin olarak biliyorum. Ben  Ulusal Halk Sağlığı Kongreleri’nin, Milli Türk Tıp Kongrelerine benzediğini düşünüyorum. Her ikisinde de konular ulusal ölçeklerde ele alınıyor. Her ikisinde de ulusal politikalar tartışılıyor...

Bu sene on ikincisi toplanan, Ulusal Halk Sağlığı kongrelerinin hepsinde de, tüm katılımcılar/tüm halk sağlıkçılar “I. Milli Türk Tıp Kongresi”ne katılan hekimlerin duyduğu heyecanı duydular. Ama onların gördüğü desteği hiç bir zaman görmediler...

Bugüne dek halk sağlığı kongrelerinde seçilen / işlenen ana konuların hepsi de önemli idi. Bu sene toplanan 12. kongreye seçilen konu; “Cumhuriyetten Bugüne ve Geleceğe Sağlık” daha da bir önemli ve  anlamlı. Çünkü  Cumhuriyetten bugüne dek sağlık uygulamaları irdelenecek, gelecek için öngörülerde bulunulacak.

 Sağlık tarihi ayrıntılı bir biçimde incelendiğinde, o görülüyor ve anlaşılıyor ki; Türkiye’deki uygulamalar bilimsel ve toplumsal tüm boyutları ile çok zengin bir laboratuar niteliğinde. Uygulamaların sonuçlarından ders/sonuç çıkarabilenler için gerçekten zengin bir hazine. Ne yazık ki, bu hazineden yararlananların sayısı çok sınırlı.

Bu kongrenin bu  bağlamda çok verimli ve yararlı olacağına kuşku yok.  Ancak sağlık sektörünün yapılandırılmasında karar vericileri etkileyip etkilemeyeceği kuşkulu. Bundan daha da kötüsü, günümüzdeki uygulamalardan hareketle elde edilen gelecek hakkındaki öngörüler iç karartıcı.

Bu kongrenin başarısının, bu iç karartıcı geleceği önlemeye katkı getirmesi dileği ile,  kongremize katkısı olan ve katılan herkese teşekkür eder saygılar sunarım.

Prof.Dr.Recep Akdur

12. Ulusal Halk sağlığı Kongresi

Düzenleme Kurulu başkanı