Geri Dönüş    

A.Ü. Tıp Fakültesi
Prof.Dr. Recep Akdur, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı, Halk Sağlığı

Evin Demirtaş'ın hava kirliliği konusundaki söyleşisi Posta Gazetesi'nin "Ankara Eki"nde yer aldı. Orijinal metni aşağiya koydum

   

Kabus Geri Döndü

Akdur: Hava kirliliği iki yıl az yaşatıyor

EVİN DEMİRTAŞ

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, 1970'lerde tavan yapan hava kirliliği kabusunun başkent Ankara'ya geri döndüğünü belirterek, yapılan araştırmaların hava kirliliğine maruz kalanların 1-2 yıl daha az yaşadığını ortaya koyduğunu söyledi. Akdur, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre; hava kirliliğine bağlı olarak Türkiye'de her yıl 18 bin, dünyada ise üç milyon insanın öldüğünü kaydetti.

Elektrik ve doğalgazdaki fiyat artışına bağlı olarak Ankara'da kömür kullanımının arttığına dikkati çeken Akdur, "2000 yılından sonra kente kalitesiz kömür girişinin denetlenmesinin gevşetilmesi, hava kirliliği kabusunu geri getirdi" dedi. Akdur, Ankara'da hava kirlilik ölçümlerinin Sağlık Bakanlığı'na bağlı 7 ayrı istasyonca yapıldığını belirterek, "Son verilere göre en kirli bölge Sıhhiye. Sıhhiye'yi Kayaş ve Demetevler takip ediyor" diye konuştu.

Sigara etkisi yapıyor

"Kirli havada yaşayan insanın direnci daha düşük oluyor, ortalama ömrü 1-2 yıl kısalıyor" diyen Akdur, hava kirliliğinin, kişinin zihinsel ve bedensel kapasitesini düşürerek, üretim düşüklüğü, moral bozukluğu ve depresyona yol açtığını söyledi. Akdur, "Kişi yaratıcılığını kaybediyor. Sigara tiryakileri gibi çok çabuk yoruluyor" dedi. Kirliliğin astım ve kronik obstriktif akciğer hastalığı olanlarda hastalığın alevlenme sıklığını artırdığını ifade eden Akdur, kirlilikten uzun süreli etkilenmelerde akciğer kanserinin görülme sıklığının arttığını bildirdi. Akdur, "Havası kirli olmayan bir yerde hipertansiyonu olan ya da enfarktüs geçiren biri, Ankara'da gelir ise daha kısa sürede ölür" diye konuştu.

Düşük nedeni

Hava kirliliği bakımından hasta gruplarından sonra en önemli risk grubunu hamileler ve çocukların oluşturduğunu belirten Akdur, "Kirlilik anne karnındaki bebeğin gelişimini engeller, bebekte anomaliler gelişir. Çok ağır kirlilik düşüklere dahi neden olur" dedi.

"Hareketinizi yavaşlatın"

Akdur, hava kirlilik değerlerinin ölüm sınırını aşması durumunda vatandaşların derhal uyarılmaları gerektiğini dile getirdi. Akdur, "Kirliliğin derecesine göre ısıtma, ulaştırma ve sanayide sınırlamaya gidilebilir. Hastane, kreş ve huzurevleri hariç tüm binalarda ısıtma durdurulabilir, ambulans, güvenlik araçları ve zorunlu devlet araçları hariç tutulacak şekilde trafik durdurulabilir" diye konuştu. İnsanların normal yaşamlarında günde 16 metreküp hava soluduklarını kaydeden Akdur, "Koşarken, spor yaparken bu oran 20 metreküplere kadar çıkar. Hareketlerimizi olabildiğince kısıtlarsak kirli havayı daha az solumuş oluruz" dedi.

Akdur, hava kirliliğine karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:

-Kalitesiz yakıtın kente girişi yasaklanmalı, vatandaş doğalgaz kullanımı noktasında teşvik edilmeli.

-Ulaşımda toplu taşıma araçları tercih edilmeli.

-Yaşlılar ve gebeler, akciğer, kalp-damar hastalığı olanlar kirli havada sokağa çıkmamalı.

-Bebekler, trafiğin ve hava kirliliğinin yoğun olduğu yerlerde yere yakın pusetlerle taşınmamalı.