Geri Dönüş    

A.Ü. Tıp Fakültesi
Prof.Dr. Recep Akdur, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı, Halk Sağlığı
  Yeşilay haftası nedeniyle, ANKA'ya yaptığım bira tüketimideki hızla artışa dikkat çeken yazılı açıklamam, basında özellikle de digital ortamda geniş yer buldu. Haberin ajansın bülteninde yer alan şeklini aşağıya koydum
   

ARTAN BİRA TÜKETİMİNE KARŞI UZMANLARDAN UYARI: “BİRA ALKOLE BAŞLAMADA ÇOK ÖNEMLİ BİR ETKEN”

-Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, Türkiye`de bira tüketiminin son yıllardaki hızlı artışına dikkati çekerek, `Bira içilmesi alkol bağımlığına giden yolda önemli bir etken. Bu nedenle de Türkiye`de önemli olan bira ve benzeri hafif alkollü içkilerin kontrol altına alınmasıdır. Özellikle gençlerin eğitilerek biraya başlamasının önüne geçilmesi gerekiyor` dedi.

-Prof. Dr. Akdur, verilere göre artan bira tüketimine işaret ederek, `Türkiye`de 2003´ yılında 695 milyon 186 bin litre bira tüketilmiş iken , 2007 yılında yaklaşık 1 milyar 686 milyon 678 bin litre bira tüketilmiştir. Başka bir anlatımla son dört yıl içinde bira tüketimi 2,43 kat artmıştır. 1970`li yıllarda kişi başına 1.5-2 litre bira tüketilirken günümüzde bu miktar yaklaşık 20 litreye çıkmıştır` dedi.

ANKARA(ANKA) - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, Türkiye`de bira tüketiminin son yıllardaki hızlı artışına dikkati çekerek, `Bira içilmesi alkol bağımlığına giden yolda önemli bir etken. Bu nedenle de Türkiye`de önemli olan bira ve benzeri hafif alkollü içkilerin kontrol altına alınmasıdır. Özellikle gençlerin eğitilerek biraya başlamasının önüne geçilmesi gerekiyor` dedi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, ANKA`ya yaptığı açıklamada; şirketlerin yürüttükleri reklam ve promosyon kampanyaları nedeniyle Türkiye`de bira tüketiminin hızla arttığını söyleyerek, `Oysa ki, bira içilmesi alkol bağımlığına giden yolda önemli bir etken. Bu nedenle de Türkiye`de önemli olan bira ve benzeri hafif alkollü içkilerin kontrol altına alınmasıdır. Özellikle gençlerin eğitilerek biraya başlamasının önüne geçilmesi gerekiyor` dedi.

-4 YILDA BİRA TÜKETİMİ 2.5 KAT ARTTI-

Prof.Dr. Akdur, Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu(TAPDK) rakamlarının da, son yıllarda bira tüketiminin çok hızlı arttığını gösterdiğine işaret ederek, `TAPDK rakamlarına göre; Türkiye`de 2003´ yılında 695 milyon 186 bin litre bira tüketilmiş iken, 2007 yılında yaklaşık 1 milyar 686 milyon 678 bin litre bira tüketilmiştir. Başka bir anlatımla son dört yıl içinde bira tüketimi 2,43 kat artmıştır` dedi. Prof. Dr. Akdur, ayrıca, 1970`li yıllarda kişi başına 1.5-2 litre bira tüketilirken, günümüzde ise bu miktarın yaklaşık 20 litreye çıktığını da ifade etti. Özellikle gençleri ve çocukları hedef alan bira şirketlerinin, çocuklara ve gençleri biraya alıştırmak için sistematik olarak çok çeşitli yollara başvurduğunu savunan Prof. Dr. Akdur; `Bira içimini özgürlük, güç ve erkeklik ya da güzellik sembolleriyle eş tutmak, birayı eğlence kavramlarıyla özdeşleştirmek gibi yanıltıcı reklamlarla gençlerin aklını çelmeye çalışıyorlar` diye konuştu.

-`10 BİN KİŞİ ALKOL BAĞIMLILIĞI TEDAVİSİ İÇİN HASTANELERE YATIYOR`-

TUİK verilerine göre; son yıllarda yaklaşık on bin kişinin alkol bağımlılığı tedavisi için hastanelere yattığını kaydeden Prof. Dr. Akdur, `Bu sayı birçok bulaşıcı hastalığın görülme sıklığından kat daha yüksektir. Örneğin kızamıktan 4 kat, Virütik menenjitten on kat daha fazladır` dedi. Prof. Dr. Akdur şunları söyledi:

`Aşırı alkol tüketimi yüksek risk demektir. Alkol kullanımı her ne kadar keyif verici olsa da, genellikle doza bağlı olarak riski de artırmaktadır, Bu nedenle sarhoş oluncaya kadar alkol almak her anlamda çok tehlikelidir. Bu nedenle şunları akıldan çıkarmamak gerekir: Alkol alımı değil; alkol bağımlılığı yani `alkolizm` bir hastalıktır. Alkol alımı `Alkolizme ilk basamak` olması nedeniyle önemlidir. Alkol alımını yasaklamak yerine, ulaşmayı zorlaştırmak özellikle de fiyat politikaları ve satış yerlerinin sınırlandırılması çok önemlidir. Gençlerin alkole ulaşması kolay olmamalıdır. Açık gizli ve her türlü araçlarla `Her türlü alkol reklamı` engellenmelidir. Bu bağlamda mevcut yasaların eksiklikleri giderilmelidir.`(ANKA) 8 mart 2009 (DNZ/BÜN)